• https://www.facebook.com/pages/Yalova-Barosu/437497959725728?fref=ts
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Saat
Takvim
Menü

Üyelik Girişi
Arşiv Haber-Duyuru-Toplantı

Gebze İzmir Otoyolu İçin Çed Başvurusu

 

   Yalova Barosu olarak çevre sorumluluğumuz ve ilimizin zengin tabiat ve kültürel değerleri de dikkate alınarak ; Yalova barosu kent ve cevre komisyonu tavsiye kararı ile Yönetim kurulumuzun 21.03.2011 gün ve 1 numaralı kararı olarak ilimizden geçecek olan Gebze- İzmir karayolu için yapılan projede doğal ve kültürel bir zarar oluşma ihtimalini değerlendirerek bunun azaltılması veya oluşmasını engellemek amacıyla ÇED yapılması için Çevre ve Orman Bakanlığına başvurmak kararı alınmıştır. Amaçlanan altını çizerek belirtmek gerekir otoyolun yapılmasını engellemek değildir. Sadece çevre ve kültürel zenginliklerimizin korunması amaçlanmıştır Çevre ve Orman Bakanlığına göndereceğimiz dilekçemizi sizlerle paylaşmamızın amacı bu konudaki hassasiyeti kamuoyunu duyurmaktır. Her zaman yeşil , doğal ve kültürel zenginlikleri korunmuş bir ilde yaşamak dileğiyle.

 

 

 

                                                                           T.C.

                                                        ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI’NA

                                                                                               ANKARA

 

Özü: Gebze- Orhangazi- İzmir Otoyolu Projesi öncesinde Çevre Kanununun 10. maddesi ve uluslar arası çevre koruma sözleşmeleri gereğince yasal ÇED başlatılması ve ÇED yapılması istemidir.

ŞÖYLE Kİ;

Başbakanlığın 08.12.2010 gün ve 2779 nolu Resmi Gazetede yayınlanan 2010/24 no lu Genelgesinin 9. maddesine göre ;”Proje ve projenin gerçekleşmesi için gerekli olan malzeme taş ocakları, bağlantı yolları, enerji nakil hatları, depo alanları, hazır beton tesisleri, asfalt plenti ile alt ve üst yapı imalatları için gereken üretim tesisleri v.b. diğer tesislerin çevresel etki değerlendirmeleri yapılırken projenin 7 Şubat 1993 tarihinden önce yatırım programına alınmış olması durumu dikkate alınacak ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinden muhafiyet hususu buna göre değerlendirilecektir.”

2872 sayılı çevre Kanununun 10. maddesine , uluslar arası çevre koruma sözleşmelerine ve normlar hiyerarşisine açıkça aykırıdır. Otoyol projesi güzergahı , Türkiye’nin Marmara ve Ege Bölgesinin tarım alanları, biyolojik zenginlikler , orman ve çevre açısından çok önemli ve zengin bir bölgesinden geçmektedir. Konuyla ilgili sivil toplum kurumlarının raporunda, bu projenin kültür ve tabiat varlıklarına çok önemli risk ve tehditler içerdiği iddia edilmektedir. ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRİLMESİ 1983 yılında 2873 sayılı Çevre Kanunun 10. maddesi ile çevre mevzuatımıza girmiş ancak büyük ihmal ve gecikme ile 6 ay içinde çıkarılması gereken ÇED Yönetmeliği ancak 10 yıl sonra yayınlanmıştır .Sürekli değiştirilen ÇED Yönetmeliği geçici maddelerine “kapsam dışı projelerin “ eklenmesi ise yasanın 10. maddesinin lafzına ve ruhuna aykırıdır. 1983 yılında çıkarılan ve ÇED düzenlemesi getiren yasanın amir hükümleri aradan 28 yıl geçmesine karşın Yönetmelik hükümleri ile bertaraf edilmeye çalışılmaktadır.

Çevre Kanunu madde 10;

“Gerçekleştirmeyi planladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay , izin, teşvik , yapı ve kullanım ruhsatı verilemez ;proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez”

Kaldı ki; geçmişte yürürlüğü giren (7/5/2004)Anayasa 90. maddesine 5170/7 nolu kanunla eklenen maddeye göre; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlükleri ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri dikkate alınır.” Bilindiği gibi Anayasanın 56 ve 63. maddeleri “temel hak ve ödevler” bölümünde düzenlenmiş ve “çevre hakkı” yeni kuşak haklarından olup, temel hak ve özgürlüklere ilişkin sözleşmeler kapsamında mütalaa edilmektedir.

Yukarıda sunular Anayasının 90/5 maddesine göre Türkiye’yi bağlayan çevre ve doğa koruma sözleşmelerinde böylesine doğayı etkileyecek büyük projeler ve faaliyetler için projenin 7 Şubat 1993 tarihinden önce yatırım programına alınmış olması durumunda bile muafiyet uygulanmayacağı hususu aşikardır. Kamu gücü tarafından , ÇED yaptırma halkın onayını alma yükümlülüğü mevcuttur.

Anayasanın 90. maddesi uyarınca sayın Bakanlık tarafından ÇED uygulamasında dikkate alınması zorunlu olan çevre koruma sözleşmelerini belirtmekte fayda görüyoruz.

 

1992 – Birleşmiş Milletler Çevre ve Kaklında Üzerine Rio Zirvesi Sonuç Deklarasyonu;

*İnsanlar, doğa ile uyum içinde sağlıklı ve verimli bir hayata layıktır.

*Çevre kanunları en iyi şekilde , ancak ilgili bütün vatandaşların katılımı ile yönetilir.

Devletler, geniş çapta çevre bilgilendirmesi yaparak kamuoyu aydınlatılması ve katılımı gerçekleştirecek ve teşvik edecektir.

 

1992-BM-Rio-Gündem 21 Sözleşmesi

 

(7. Beş Yıllık Kalkınma Planı ile hükümeti bağlayıcı olduğu kabul edildi)(R.G.;25/07/1995-22534 mük. Sh.157)

*Hükümetler , iş çevreleri ve kalkınma kuruluşları , kalkınma projelerinin biyolojik çeşitlilik üzerine etkisinin nasıl değerlendirileceğini ve bu çeşitliliği kaybetmenin maliyetinin nasıl hesaplanacağını öğrenmelidir.Önemli etkileri olabilecek projelerde , halkın geniş ölçüde katılmasıyla çevresel etki değerlendirmesi yapılmalıdır.

 

*kişiler, gruplar ve kuruluşlar, özellikle kendi toplumlarını etkileyebilecek çevre ve kalkınma kararlarını bilmeli ve bunlara katılmalıdır. İnsanlara kararlar hakkında bilgi vermek için , ulusal hükümetler , kişilerin , çevre ve kalkınma yoluyla ilgili bütün bilgilere ulaşmasını sağlamalıdır. Bu bilgi. Çevre üzerine önemli etkisi olan veya olabilecek olan üretim veya faaliyetleri ve çevre koruma önemlerini içermektedir.

 

1992-BM.-Rio_Biyolojik çeşitlilik Sözleşmesi

 

(BKK;96/8857, R.G.30/061996-22860;4177 no lu kanunla onay;27/12/96-22860)

 

*Madde14./1(a); Sözleşen devletler;biyolojik çeşitlilik için önemli olumsuz etkiler doğurabilecek mevcut proje önerilerinin , bu olumsuz etkileri engellemeye veya en aza indirmeye yönelik bir çevresel etki değerlendirmesine tabi tutulmasını öngören uygun işleyişleri yürürlüğü koyacak ve elverdiğince halkın da bu işleyişlere katılmasını sağlayacaktır.

 

1997- Avrupa Konseyi- AvrUpa’nın yaban Hayatı ve Yaşama Ortamları Koruma BERN Sözleşmesi(20/02/1984-18318)

 

*Madde 3; her akid taraf, yabani flloraa ve fauna ile doğal yaşama ortamlarının , bilhassa nesli tehlikeye düşmüş ve düşebilecek türlerin , özellikle endemik olanlarının ve tehlikeye düşmüş yaşama ortamlarının , bu sözleşme hükümlerine uygun olarak muhafazası amacıyla ulusal polutukalarını geliştireceklerdir. Her akit taraf planlama ve kalkınma politikalarını saptarken ve kirlenme ile ilgili mücadele önlemlerini alırken , yabani, flora ve faunasının muhafazasına özen göstermeyi taahhüt eder.

 

 

 

*Avrupa birliği , 85/6337/EEC Direktifi;

 

AB ülkelerinde gerçekleştirilecek her türlü projenin , teknik planlama ve karar alma sürecinin başlangıcında projenin çevresel etkileri dikkate alınmalıdır.”

 

Ayrıca , Helsinki Avrupa Birliği Konseyi’nin 11 Aralık 1999 günlü Başkanlık Sonuş Bildirgesinin 12. maddesi uyarınca , Türkiye , diğer aday devletlere uygulananlar ile aynı kriterler temelinde Birliğe katılmaya yönelmiş bir aday devlettir. AB sürecinde Çevre ile ilgili chapter açılmış ve müzakereler devam etmektedir.

 

Öte yandan , Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu çerçevesinde hazırlanan “ 1998- Aarhus_Çevre Konularında Bilgiye Erişim , Karar vermeye Halkın Katılımı ve Yargıya Başvuru Sözleşmesi” imzaya açılmış olup 30/10/2001 ‘de yürürlüğe girmiştir. Türkiye’nin de bu sözleşmeyi bir an önce imzalaması beklenmektedir. Madde 3/9’a göre; sözleşmeye taraf olan bir devletin ülkesinde herkes çevreyle ilgili bilgiye ulaşabilecek , bu alanlarda alınacak kararlarda söz sahibi olabilecek ve çevreyle ilgili konularda dava açabilecektir.

 

90. maddenin son fıkrasının üçüncü cümlesiyle , evrensel ve bölgesel ölçekli uluslar arası insan hakları hukukunun kaynaklarını oluşturan sözleşmelerde taraf olduklarımızı , denetim organlarının kararlarını da kapsayacak biçimde ulusal düzenlemelere üstün tutarak doğrudan doğruya uygulama yükümlülüğü getirilmiştir.

 

Yasal ÇED izni alınmadan başlatıldığı anlaşılan Gebze- Orhangazi- İzmir Otoyol Projesinin 2872 sayılı Çevre Kanununun 10. ve uluslar arası çevre koruma sözleşmelerinin ÇED zorunluluğu getiren hükümleri uyarınca derhal durdurulması gerekmektedir.. Aksi durumda proje için tahsis edilecek kamu kaynakları ve ileride olası tazminatlar “ağır kişisel sorumluluk ilkesi” uyarınca 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümleri uyarınca ilgili kamu görevlilerinin kişisel mali sorumluluğu doğuracaktır.

 

Malumları olduğu üzere; 5018 no lu Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71. maddesine göre, “kamu zararı”, mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. (R.G.24.12.03) bu kanun uyarınca çıkarılan KAMU ZARARLARININ TAHSİLİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK( R.G.19.10.2006,NO.26324) anılan proje için ÇED izni alınmadan yapılacak her türlü işlemden kaynaklanan kamu zararından sorumlu olacaktır.

 

Yukarıdaki açıklamalarımız doğrultusunda; Gebze- Orhangazi- İzmir( İzmit Körfez geçişi ve bağlantı yolları dahil ) otoyolu projesi için Çevre Kanunu 10. madde ve Anayasanın 90. maddesi ışığı altında uluslar arası çevre koruma sözleşmeleri gereğince, Başbakanlık, Karayolları Genel müdürlüğü ve Müteahhit Firmaların herhangi bir muafiyet olmadan ÇED sürecini başlatmasının teminini ; Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi gerekli değildir kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilmemesini; proje için yatırıma başlanmamasına ve kamu hazinesinden ödeme yapılmamasını ve bu başvurumuzun akıbeti hakkında cevap verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.

Gazeteler
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam68
Toplam Ziyaret444266
Google Arama