• https://www.facebook.com/pages/Yalova-Barosu/437497959725728?fref=ts
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Saat
Takvim
Menü

Üyelik Girişi
Arşiv Haber-Duyuru-Toplantı

Dünya Çevre Günü

   Baromuzun da katkıda bulunduğu Yalova Platformu'nun düzenlediği 5 haziran Dünya Çevre Günü etkinliğine çağrımızdır:

   5 HAZİRAN ÇARŞAMBA günü saat 18.00'de Yalova Deprem Anıtı önünden yürüyüş ile başlayacak etkinliğimiz Uğur Mumcu Kültür Merkezi önünde gerçekleştirilecek basın açıklaması ile sonlandırılacaktır. Yürüyüş boyunca Yalovalılar olarak tek vücut olup Yalova Platformu ortak pankartı arkasında yürüyecek ve doğanın elimizden alınmasına karşı ortak sloganlarımızı haykıracağız.
Suyuna, toprağına, havasına sahip çıkan,
Doğanın talanına "DUR !" demek isteyen herkesi
5 HAZİRAN ÇARŞAMBA günü Yalova'daki yürüyüşümüze ve basın açıklamamıza bekliyoruz

Yalova Platformu

BASIN AÇIKLAMASI

   1972 yılında İsveç'in Stokholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı'nda alınan bir kararla, 5 Haziran günü Dünya Çevre Günü olarak kabul edilmiş ve Stockholm Konferansı'nda kabul edilen Bildiri'nin ilk maddesinde "İnsan, onurlu ve iyi bir yaşam sürmeye olanak veren, nitelikli bir çevrede, özgürlük, eşitlik ve yeterli yaşam koşulları temel hakkına sahiptir" ilkesi yer almıştır.
   Anayasamızn 56. maddesinde "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir." hükmü yer almaktadır.

"Çevre hakkı" çevrenin "herkesin ortak varlığı" olduğu temeline dayalı "eşitlik" ilkesinde yükselen bir haktır.

   Son yıllarda dünyada ve ülkemizde rant ve kar hırsıyla doğal varlıklarımız yok edilmekte insanın doğanın bir par.çası olduğu ve doğayla birlikte var olabileceği gerçekliği görmezden gelinmektedir.

   Doğanın yağmalanmasına engel olan ulusal hukuki mevzuat; doğanın, kültürel varlıkların, çevre ve insan sağlığının korunması konusunda idarenin yargısal denetimi ile desteklenen güçlü hukuksal yapı, geçen 10 yıllık süreç içinde, yasama gücünü elinde tutan siyasi iktidar tarafından ciddi tahribata uğratılmıştır. Hukuk ve adalet sistemi, çevrenin ve doğanın yağmalanması yolunda bir araç haline getirilmiştir .İçinde bulunduğumuz Çevre Haftasında çeşitli yasalarla koruma altına alınmış olan kıyılar ve ormanlar başta olmak üzere sit alanları gibi "doğal alanlardaki" korumayı kaldırıp, bu alanları yatırımlara açan ve sivil toplum örgütlerinin karşı çıktığı Tabiat Kanunu tasarısı TBMM' de görüşülmektedir.

   Doğanın yağmalanmasına karşı çıkan hak savunucuları, baskı, korkutma ve polisiye tedbirlerle "zapt-u rapt" altına alınmaya çalışılmaktadır. Kendisinin en iyiyi bildiği iddiasında olan ve biz ne istersek o olacak mantığıyla hareket eden, toplumsal talepleri küçümseyen , insanların yaşam alanlarında, ortak alanlarda köklü değişiklik yapan projelerde " katılımcılık ilkesi" ni dışlayan siyasi iktidarın çevre politikalarına karşı sesini yükseltenler, itiraz edenler, fikir açıklayanlar, toplantı ve gösteri haklarını kullananlar, idari ve hukuki mekanizmaların engelleme, soruşturma ve dava tehdidiyle karşı karşıya bırakılmakta Taksim Gezi Parkı Direnişi'nde olduğu gibi polis şiddetine maruz bırakılmaktadır.

   İktidar sahiplerinin Taksim Gezi Parkı Direnişi'nden ders çıkararak demokratik hukuk devleti ilkesi, katılımcılık ilkesi çercevesinde hareket etmesinin beklenmesi toplumsal bir taleptir. Hukuk devleti tüm vatandaşlarının hak ve özgürlüklerinin devletin güvencesi olduğu bir yapıdır.

   Parçası olduğumuz doğanın ve ortak kültürel mirasın korunduğu , şiddetin değil katılımcılık ve uzlaşı kültürünün yerleştiği bir ülkede yaşamak dileğimizi Dünya Çevre Gününde bir kez daha yineliyoruz.

YALOVA BAROSU

Gazeteler
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam140
Toplam Ziyaret443857
Google Arama