• https://www.facebook.com/pages/Yalova-Barosu/437497959725728?fref=ts
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Saat
Takvim
Menü

Üyelik Girişi
Arşiv Haber-Duyuru-Toplantı
Kadına Şiddetle Mücadele Günü
KADIN AİLEYİ, AİLE TOPLUMU ŞEKİLLENDİRİR 
KADIN VE AİLEYİ KORUMAK DEVLETİN GÖREVİDİR.
Kadınlarımız 
Doğduklarında bir sessizlik olan 
Kadınlarımız 
Kutsal sayılan ama katledilen 
Kadınlarımız
Cennet ayakları altında olan ama ayaklar altına alınan.
Bıraktığı tüm izlerle , yok edilse bile var olan ....
Bu gün 25 Kasım Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü
25 Kasım 1960'ta Dominik Cumhuriyeti'nde diktatörlüğe karşı mücadele eden üç kız kardeş Patria, Minerva, Maria Mirabel'in cesetleri bir uçurumun dibinde bulundu. Mirabel kardeşlerin, tecavüz edilerek vahşice öldürüldüğü ortaya çıktı ve onlar diktatörlüğe karşı mücadelenin sembolü oldu. Bütün dünyada yankı bulan bu gelişmeler karşısında Birleşmiş Milletler tarafından 17 Aralık 1999'da, 25 Kasım'ın "Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü" olarak benimsenmesine karar verildi.
Dünya Sağlık Örgütü Kadına Yönelik Şiddeti; "Cinsiyete dayanan, kadını inciten, ona zarar veren, fiziksel, cinsel, ruhsal hasarlarla sonuçlanma olasılığı bulunan, toplum içerisinde ya da özel yaşamında ona baskı uygulanması ve özgürlüklerinin keyfi olarak kısıtlanmasına neden olan her türlü davranış” şeklinde tanımıştır. Bu tanıma daha sonra ekonomik ihtiyaçlardan yoksun bırakarak uygulanan ekonomik şiddette dahil edilmiştir.
1985 yılında Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesini (CEDAW)  imzaladı. Türkiye tarafından da imzalanan  bu sözleşme; taraf ülkelere, kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığa karşı, gerekli yasal düzenlemeleri yapma ve şiddeti ortadan kaldıracak uzun ve kısa vadeli çözümler getirme sorumluluğu getirmektedir.
Ancak son yıllarda ülkemizde kadınlara yönelik cinayetler %1400 artış göstermiştir. 2016 yılında 328 kadın en yakınları tarafından katledildi. 2017 yılının ilk 5 ayında 173 kadın hayatını kaybetti. 
Bu rakamlar dahi tek başına yasal düzenlemelerin yeterli olmadığının göstergesidir. Kadın cinayetleri arttıkça bu haberlerin basında yer alma süreleri kısalarak , toplumsal tepki azalmaktadır. Gerek kadına karşı şiddet ve ölümlerin sona erdirilmesi gerekse kadının toplumda hak ettiği konumun sağlanabilmesi için, bu konu devlet programı haline getirilmeli ve somut adımlar atılmalıdır. 
Toplumsal bakış açısının değiştirilerek , farkındalık yaratılması için başta siyasiler olmak üzere söylemlerde cinsiyetçi ifadeler kullanılmamalı , toplumsal eşitlik sağlanmalıdır . Eğitim müfredatı  kadın erkek eşitliğine uygun hale getirilmelidir. Tüm kamu çalışanları başta olmak üzere toplumun her kesimine toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi verilmelidir.
Kadının iş hayatına katılımının arttırılması için ücretli doğum izni süresi en az 6 ay olarak düzenlenmeli , iş yerleri kreşlerinin açılması sağlanmalıdır. 
Aile içi şiddet ve cinayetlerde indirim maddeleri uygulanmayarak , faile verilen cezalar caydırıcı olmalıdır . Yasaların uygulanmasındaki sorunlar aşılmalı, kadın sığınma evleri arttırılarak suç mağdurlarının korunması sağlanmalıdır.
Kadın aileyi , aile toplumu şekillendirir. Kadını ve aileyi korumak devletin görevidir.
Yalova Barosu olarak ; kadına karşı şiddetle mücadelede tüm kadınlarımızın yanında olduğumuzu kamuoyuyla paylaşır, bu konuda atılacak adımlar için tüm sorumluları göreve davet ederiz.
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      112 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Gazeteler
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam117
Toplam Ziyaret460708
Google Arama